Liderlik ve Yönetim

Odysseus Anlaşması : “Şimdi”nin Gücü ile Baş Etmek

20 Haziran, 2018 13

Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius’un bir dizesinde geçen gününü gün et, zamanın tadını çıkar, günü yakala, anı yaşa veya günü yaşa gibi anlamlarına gelen "Carpe Diem" bir yaşam sloganı olarak her ne kadar hoş, romantik hatta eksantrik bir kişiliğin parçası olarak görünse de geleceği düşünmeden hareket etmek şimdi ile gelecek arasında bir denge gözetmeyen bir yaşam tarzı genellikle Yunan masalcı Ezop'un ağustos böceği - karınca hikayesinde olduğu gibi gelecekte başa çıkması zor durumlar ve sonuçlar doğuruyor. Kaldı ki, tabiri caizse gelecek, beynimiz için olsa olsa şimdinin soluk bir gölgesi olduğundan kararlarımızın şimdinin cazibesine kapılması çok daha kolay gerçekleşiyor. Dolayısıyla "Şimdi", insanların neden o an için kendilerini iyi hissettirip ileride tatsız sonuçlar yaratabilecek kararların en güçlü akıl çeleni. Yapılmaması gerektiğini bildikleri halde içki ya da madde kullananlar, yaşamlarından yıllar götürebileceğini bildikleri halde anabolik steroid kullanan sporcular, sigara içenler, yeni bir ilişkinin cazibesine kapılan evli çiftler...

Peki, "Şimdi"nin kışkırtıcı cazibesine karşı koymak için yapabileceğimiz bir şeyler var mıdır? Bu sorunun yanıtı: Evet ve bu cevap beynimizdeki rakip sistemler sayesinde hayata geçirilebiliyor. Şöyle düşünün: Bazı şeyleri yapmanın zor geldiğini hepimiz biliriz. Spor salonuna düzenli olarak gitmek, bir porsiyon daha tatlı yemeye direnmek gibi. Formda olmak istesek de, iş salona gitmeye gelince, önümüzde her zaman yapılacak daha zevkli işler vardır. O an yapabileceğimiz keyifli şeylerin cazibesi, geleceğe ait soyut bir zindelik kavramından daha güçlü olacaktır. Öyleyse bir çözüm önerelim: Spor salonuna gitmeyi garanti altına almak istiyorsanız, bundan 3.000 yıl önce yaşamış bir kişi, size esin kaynağı olabilir.

Truva savaşından zaferle çıkmış ve yurduna geri dönmeye çalışan mitolojik kahraman Odysseus, yaptığı uzun yolculuğun bir noktasında, gemisinin kısa süre sonra muhteşem güzellikteki Sirenlerin yaşadığı adanın önünden geçeceğini fark etmişti. Sirenler, denizcilerin aklını başından alan büyüleyici güzellikte şarkılar söylemeleriyle ün yapmışlardı. Ancak sorun şuydu ki, Sirenlerin cazibesine karşı koyamayan denizciler onlara ulaşmaya çalışırken, gemileri Sirenlerin olduğu bölgedeki sarp kayalara çarpıp parçalanır ve suya düşen denizciler Sirenlere yem olurdu.

Sirenlerin bu muhteşem şarkılarını daha yakından dinlemek için Odysseus da dizginlenemez bir istek duyuyor, ancak bu arada kendisi ve tayfasının ölümüne neden olmak da istemiyordu. Bunun üzerine bir plan yaptı. Müziği duyduğunda, gemisini adanın kayalıklarına doğru sürme dürtüsüne karşı koyamayacağını biliyordu. Sorun şimdiki akılcı Odysseus değil, gelecekteki Odysseus’tu: Sirenlerin müziğini işittiği anda dönüşeceği, aklını yitirmiş bir Odysseus. Adamlarına, kendisini gemi direğine sıkıca bağlamalarını emretti. Kendileri de kulaklarını balmumu ile tıkayacak ve böylece Sirenlerin şarkılarını duymayacaklardı. Gemiyi yönlendirirken Odysseus’un bütün yalvarmalarını, haykırışlarını ve çırpınmalarını görmezden gelmek üzere kesin emir almışlardı.

Odysseus, gelecekteki kendisinin doğru kararları verecek durumda olmayacağının farkındaydı. Aklı başındaki Odysseus, bu nedenle her şeyi öyle bir ayarladı ki, yanlış adım atması artık mümkün olamazdı. Eski Yunan ve Roma mitolojisinin günümüze kadar ulaşan ve pek çok insan davranış şablonlarını anlatan anekdotlarından biri olan bu hikaye, "Şimdi" ile gelecek arasında akılcı karar almayı, şimdiki ve gelecekteki kendiniz arasında yapacağınız pazarlıkları anlatır ve literatüre Odysseus anlaşması olarak geçmiştir.

Spor salonu örneğine dönersek, bir arkadaş ile orada buluşmak üzere sözleşmek, basit bir Odysseus anlaşması yöntemi ve bu sosyal anlaşmaya bağlı kalmak yönünde hissedilen baskı, kişiyi o direğe bağlayan etkendir. Aslında hayatımızın büyük kısmının Odysseus anlaşmaları ile çerçevelenmiş olduğunuzu fark edebilirsiniz. Final sınavları haftasında birbirlerine facebook şifrelerini veren üniversite öğrencileri bu duruma örnektir. Her biri, diğerinin şifresini değiştirir ve böylece finaller bitene kadar ikisi de Facebook’a giriş yapamazlar. Odysseus anlaşmasının biraz farklı bir versiyonunda ise öyle bir anlaşma yapılır ki, insanlar verdikleri sözden dönmeleri durumunda karşı oldukları bir kuruma belirli bir para bağışında bulunurlar.

Bütün bu örneklerin ortak yönü, insanların, gelecekte istenmeyen şekilde davranmamak için, şimdiki zamanda bazı ayarlamalar yapmış olmalarıdır.

Çünkü kendimizi direğe sıkıca bağladığımızda, şu anın ayartıcı gücüne karşı koyma şansımız vardır. Bu, olmak istediğimiz insan tipiyle daha uyumlu bir davranış sergilememizi sağlayan küçük bir oyundur. Odysessus anlaşmasının anahtarı, farklı koşullarda farklı insanlar olduğumuzu kabul etmektir. Daha iyi karar vermek için, yalnızca kendinizi değil, sahip olduğunuz tüm kimlikleri tanımanız önemlidir.

Kaynak: Beyin Senin Hikayen/David Eagleman

#hedefler, #motivasyon, #kararverme, #şimdikizamanodağı, #kendinitanıma